1921 yılına gelindiğinde Anadolu’nun önemli bir bölümü işgal altındaydı. Batı Anadolu’da ilerleyen Yunan ordusunun hedefi Ankara’ya ulaşarak Türk direnişini kırmaktı.
İkinci İnönü Muharebesi’nin ardından yeni bir saldırıya hazırlanan Yunan ordusu, Türk ordusunun Eskişehir Muharebeleri sonrasında Sakarya Nehri’nin doğusuna çekilmesini fırsat olarak değerlendirmek istedi.
Türk ordusunun yaklaşık 100 kilometrelik bir alanı geride bırakarak Sakarya Nehri’nin doğusuna çekilmesi, hem halkta hem de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde büyük endişeye yol açtı.
Bu kritik süreçte Türkiye Büyük Millet Meclisi, 5 Ağustos 1921’de Mustafa Kemal Paşa’yı Başkomutan olarak görevlendirdi.
Tekalif-i Milliye Emirleri ile topyekûn hazırlık
Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, ordunun ihtiyaçlarını karşılamak ve yaklaşan büyük savaşa hazırlık yapmak amacıyla Tekalif-i Milliye Emirleri’ni yayımladı.
Bu emirlerle halkın elindeki imkanların belirli ölçülerde ordu için seferber edilmesi sağlandı. Böylece Türk ordusunun ihtiyaçlarının karşılanmasına ve Sakarya Cephesi’ndeki savunmanın güçlendirilmesine çalışıldı.
Mustafa Kemal Paşa, 12 Ağustos 1921’de Batı Cephesi’ne giderek ordunun durumunu yerinde değerlendirdi ve yaklaşan Yunan saldırısına karşı savunma planlarını belirledi.
Yunan kuvvetleri 13 Ağustos’ta ileri harekata başladı. 23 Ağustos’ta ise Sakarya Meydan Muharebesi resmen başladı.
Yaklaşık 100 kilometrelik cephede başlayan savaş, kısa sürede son derece şiddetli çatışmalara sahne oldu.
“Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır”
Yunan ordusu, üstün asker ve silah gücüne rağmen Türk savunmasını kırmakta zorlandı. Çatışmalar sırasında bazı bölgelerde Türk birlikleri geri çekilmek zorunda kaldı.
Bu kritik günlerde Mustafa Kemal Paşa, savaşın temel stratejisini ortaya koyan tarihi emrini verdi:
“Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır.”
Bu anlayışla Türk ordusu, belirli bir savunma hattına bağlı kalmak yerine vatanın tamamını savunma alanı olarak kabul etti.
Cephedeki birlikler, geri çekilmek zorunda kaldıkları noktalarda yeniden toparlanarak mücadeleye devam etti. Mehmetçik, ağır kayıplara rağmen savunmasını sürdürdü.
22 gün 22 gece süren Sakarya Destanı
Sakarya Meydan Muharebesi 22 gün 22 gece boyunca aralıksız devam etti.
Yunan kuvvetleri savaşın ilk günlerinde Mangal Dağı ve çevresinde önemli ilerlemeler sağladı. Türk ordusu ise düşmanın kuşatma girişimlerini engellemek ve cephe bütünlüğünü korumak için yoğun bir mücadele verdi.
Yunan ordusu, Türk savunmasını Haymana yönünden de aşmaya çalıştı. Ancak Türk birliklerinin direnişi karşısında bu girişim de sonuçsuz kaldı.
Savaşın ilerleyen günlerinde Yunan saldırılarının gücü azalmaya başladı. Türk ordusu, 10 Eylül 1921’de genel karşı taarruza geçti.
Bu karşı taarruzla birlikte savaşın seyri tamamen değişti ve Yunan kuvvetleri geri çekilmeye başladı.
Sakarya Zaferi ile düşmanın ilerleyişi durduruldu
13 Eylül 1921’de Sakarya Nehri’nin doğusundaki Yunan kuvvetlerinin geri çekilmesiyle savaş Türk ordusunun zaferiyle sonuçlandı.
Türk milletinin bağımsızlık mücadelesi açısından tarihi bir dönüm noktası olan Sakarya Zaferi, Yunan ordusunun Ankara’ya ilerleyişini kesin olarak durdurdu.
Zafer, Türk ordusunun savunmadan taarruz aşamasına geçmesinin de önünü açtı.
Bu büyük başarıdan kısa süre sonra, 19 Eylül 1921’de Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Mustafa Kemal Paşa’ya Mareşal rütbesi ve Gazi unvanı verildi.
Sakarya Zaferi diplomasi alanında da etkili oldu
Sakarya Zaferi yalnızca askeri sonuçlarıyla değil, diplomatik etkileriyle de Milli Mücadele açısından büyük önem taşıdı.
Zaferin ardından TBMM Hükümeti’nin uluslararası alandaki itibarı güçlendi.
13 Ekim 1921’de Sovyet Rusya ile Kars Antlaşması imzalandı. Bu anlaşmayla Türkiye’nin doğu sınırlarına ilişkin önemli düzenlemeler yapıldı.
20 Ekim 1921’de Fransa ile Ankara Antlaşması imzalandı. Bu anlaşma, Fransa’nın Güney Cephesi’nden çekilmesinin ve TBMM Hükümeti ile diplomatik ilişki kurmasının önünü açtı.
İtalya da Anadolu’daki işgal ettiği bölgelerden çekilme sürecini hızlandırdı.
Bütün bu gelişmeler, Türk milletinin bağımsızlık mücadelesinin uluslararası alandaki gücünü artırdı ve Büyük Taarruz’a giden yolu açtı.
Kurtuluş Savaşı’nın kaderini değiştiren zafer
Sakarya Meydan Muharebesi, Türk milletinin bağımsızlık ve özgürlük iradesinin en güçlü göstergelerinden biri olarak tarihe geçti.
22 gün 22 gece süren savaşta kazanılan zafer, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolda belirleyici bir dönüm noktası oldu.
Sakarya Zaferi’nin ardından Türk ordusu stratejik üstünlüğü ele geçirirken, yaklaşık bir yıl sonra gerçekleştirilecek Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nin de zemini hazırlanmış oldu.
Sakarya Meydan Muharebesi, Türk milletinin bağımsızlığından vazgeçmeyeceğini bütün dünyaya gösteren büyük bir zafer olarak tarihteki yerini koruyor.
Habersizseniz haberiniz olsun.