Türkiye'nin tüketim malları ithalatında altı yıl aradan sonra ilk kez düşüş yaşandı. 2026 yılının ocak-eylül döneminde tüketim malları ithalatı, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6 azalarak 40 milyar 979,7 milyon dolara geriledi. Böylece ithal tüketimde 2019'dan bu yana ilk kez yıllık düşüş kaydedildi.
Tüketim malları ithalatı 41 milyar doların altına indi
Türkiye İstatistik Kurumu'nun dış ticaret verilerine göre, yılın ilk dokuz ayında toplam ithalat yüzde 5,3 artarak 281,9 milyar dolara ulaştı. Ancak ithalatın alt kalemlerinde farklı bir tablo ortaya çıktı.
Tüketim malları ithalatı yüzde 6 düşüşle yaklaşık 41 milyar dolara gerilerken, hammadde ve ara malı ithalatı yüzde 8,5 artarak 200,2 milyar dolara yükseldi. Yatırım malları ithalatı da yüzde 2,8 artışla 39,9 milyar dolar oldu.
Bu veriler, toplam ithalat artarken tüketim amaçlı ürünlerin dış alımında gerileme yaşandığını gösterdi.
İthal tüketimde son düşüş 2019'da görülmüştü
Tüketim malları ithalatında bundan önceki belirgin düşüş, 2018'deki kur şokunun ardından 2019 yılında yaşanmıştı. O yılın ilk dokuz ayında tüketim malı ithalatı yüzde 26,4 gerilemişti.
2020'den itibaren yeniden yükselişe geçen ithal tüketim, özellikle 2023 yılında hız kazandı. İlk dokuz aylık dönemler karşılaştırıldığında tüketim malları ithalatı 2023'te yüzde 60,8 artış göstermişti.
Sonraki yıllarda artış hızı yavaşladı. 2026'nın ilk dokuz ayında ise tablo tersine döndü ve altı yıl sonra ilk kez düşüş kaydedildi.
Yüksek faiz ve kredi koşulları etkili oldu
Ekonomide uygulanan sıkı para politikası, yüksek faiz oranları ve kredi koşullarındaki sıkılaşma, tüketim harcamalarını etkileyen unsurlar arasında gösteriliyor.
Özellikle kredi ve taksitle yapılan alışverişlerin maliyetinin yükselmesi, ithal otomobil, elektronik ve diğer tüketim ürünlerine yönelik talebi sınırlayan etkenlerden biri olarak değerlendiriliyor. İthal ürünlere yönelik ek vergi ve mali yükümlülükler de bu süreçte etkili oldu.
İthalatın bileşiminde dikkat çeken değişim
Tüketim mallarının toplam ithalat içindeki payı, geçen yılın ilk dokuz ayında yüzde 16,3 seviyesindeyken bu yıl aynı dönemde yüzde 14,5'e geriledi.
Buna karşılık üretimde kullanılan hammadde ve ara mallarının toplam ithalat içindeki payı yüzde 68,9'dan yüzde 71'e yükseldi. Yatırım mallarının payı ise yüzde 14,1 olarak gerçekleşti.
Veriler, ithalatın bileşiminde tüketim ürünlerinden üretim girdilerine doğru bir değişime işaret ediyor. Bununla birlikte tüketim ithalatındaki gerilemenin ekonomik etkilerini değerlendirmek için iç talep, üretim, tüketici harcamaları ve sanayi verilerinin birlikte ele alınması gerekiyor.
Türkiye Bülteni — Habersizseniz Haberiniz Olsun