Yunanistan ile İsrail arasında imzalanan yaklaşık 3 milyar avroluk “Aşil Kalkanı” hava savunma sistemi anlaşması, Atina’da tartışmaların odağına yerleşti.
Yunan basınında yer alan değerlendirmelerde, anlaşmanın yalnızca savunma kapasitesi açısından değil, ekonomik maliyeti ve İsrail’e oluşturabileceği teknolojik bağımlılık bakımından da ele alınması gerektiği savunuldu.
Özellikle ülkede hayat pahalılığının vatandaşlar üzerindeki baskısının devam ettiği bir dönemde milyarlarca euroluk savunma anlaşmasına imza atılması eleştirilerin başlıca konusu oldu.
Yunanistan’da “Aşil Kalkanı” tepkisi
Yunan haber sitesi in.gr'de yayımlanan değerlendirmede, Yunanistan’da yaşam maliyetinin vatandaşları zorladığı bir dönemde hükümetin İsrail ile yaklaşık 3 milyar avroluk silah sistemi anlaşması yapmasına dikkat çekildi.
Hükümetin fiyat artışlarına karşı açıkladığı önlemlerin geçici olduğu belirtilirken, milyarlarca euroluk kaynağın savunma harcamalarına aktarılması eleştirildi.
Değerlendirmede ayrıca 1740 üründe ortalama yüzde 9,5 oranında fiyat indirimi uygulanacağı ancak bu programın ekim ayında sona ereceği hatırlatıldı. Şirketlerin daha sonra yeniden zam yapabileceği ve hayat pahalılığının kış aylarında da gündemde kalabileceği belirtildi.
Orta Doğu’daki gelişmeler nedeniyle petrol fiyatlarında yaşanan dalgalanmaların tedarik zincirlerine yansıyabileceği ve bunun Yunanistan’daki fiyatlar üzerinde yeni baskı oluşturabileceği de ifade edildi.
“Aşil Kalkanı mı, İsrail koltuk değneği mi?”
To Pontiki gazetesi, anlaşmayı “Aşil Kalkanı mı İsrail koltuk değneği mi? 3 milyar, bağımlılık ve tehlikeli jeopolitik bahis” başlığıyla değerlendirdi.
Analizde, anlaşmanın Yunanistan’ı uzun vadede İsrail savunma sistemlerine daha fazla bağımlı hale getirebileceği öne sürüldü.
Yunanistan’ın ulusal savunmasının önemli bir bölümünün İsrail teknolojisine bağlanmasının siyasi ve stratejik sonuçlarının tartışılması gerektiği vurgulanırken, “Neden İsrail, neden bu büyüklükte bir anlaşma ve neden bu kadar derin teknolojik bağımlılık?” soruları gündeme getirildi.
İsrail ile giderek derinleşen stratejik ilişkinin, Atina’nın gelecekte Tel Aviv’e karşı bağımsız politika yürütme imkanını sınırlayabileceği değerlendirmesi yapıldı.
Yunanistan’ın Orta Doğu politikası da tartışılıyor
News247'de yayımlanan değerlendirmede ise İsrail ile yapılan savunma anlaşmasının Yunanistan’ı Orta Doğu’daki çatışmalara daha fazla dahil etme ihtimali üzerinde duruldu.
İsrail’in Gazze politikası nedeniyle uluslararası alanda yoğun eleştirilere maruz kaldığı bir dönemde Atina’nın yaklaşık 3 milyar euroluk anlaşmayla İsrail’e ekonomik destek sağladığı görüşü dile getirildi.
Yunanistan’ın Arap dünyasıyla uzun yıllara dayanan ilişkilerine de dikkat çekilen değerlendirmede, ülkenin savunma kapasitesini güçlendirmesinin gerekli olduğu ancak bunun İsrail ile bu ölçüde yakın bir stratejik bağ kurulmadan da mümkün olabileceği savunuldu.
3 milyar euroluk anlaşmanın maliyeti gündemde
Koutipandoras haber sitesi ise anlaşmayı Yunanistan’ın savunma harcamaları ve İsrail savunma sanayisine aktarılacak kaynak açısından değerlendirdi.
Yaklaşık 3 milyar euroluk anlaşma bedelinin, Yunanistan’ın 2026 yılı için öngörülen doğrudan vergi gelirlerinin yaklaşık yüzde 5,34’üne karşılık geldiği hesaplandı.
Haberde, söz konusu kaynağın vatandaşların ödediği vergilerden karşılanacağı vurgulanarak bu büyüklükteki bir bütçenin İsrail savunma sanayisine aktarılması eleştirildi.
Muhalefet de anlaşmaya tepki gösterdi
Yunanistan’da muhalefet partileri de “Aşil Kalkanı” anlaşmasına tepki gösterdi.
Muhalefet, İsrail ile savunma alanındaki ilişkilerin daha da derinleşmesini ve anlaşmanın yaklaşık 3 milyar euroluk maliyetini eleştirdi.
Yunan basınındaki tartışmalar, “Aşil Kalkanı” projesinin Yunanistan açısından yalnızca bir hava savunma yatırımı olmadığını; ekonomik maliyet, teknolojik bağımlılık ve Atina’nın bölgesel politikaları açısından da önemli sonuçlar doğurabileceğini ortaya koydu.