Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31'de, çevre ve iklim mücadelesine yönelik iki önemli uluslararası girişim dünyaya tanıtılacak. 11 Kasım'da gerçekleştirilecek Sıfır Atık Günü etkinliklerinde, döngüsel ekonomi alanında iş birliğini güçlendirecek ve atık kaynaklı metan emisyonlarını azaltmayı hedefleyecek girişimler liderler düzeyinde duyurulacak.
9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da gerçekleştirilecek COP31, Türkiye'nin iklim diplomasisinde uluslararası iş birliğini geliştirme ve çevre politikalarını somut uygulamalara dönüştürme hedefleri açısından önemli bir platform olacak.
İklim Değişikliği Başkanı Prof. Dr. Halil Hasar'ın verdiği bilgilere göre, 11 Kasım'da açıklanacak iki girişimden ilki Döngüsellik Bilgi Paylaşım Ağı Girişimi, ikincisi ise Atıktan Kaynaklanan Metan Emisyonlarına İlişkin Küresel Üst Düzey Diyalog Girişimi olacak.
İki girişimle küresel iş birliği hedefleniyor
Döngüsellik Bilgi Paylaşım Ağı Girişimi ile döngüsel ekonomi alanında ülkeler arasındaki bilgi ve deneyim paylaşımının artırılması, başarılı uygulamaların yaygınlaştırılması ve uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Atıktan Kaynaklanan Metan Emisyonlarına İlişkin Küresel Üst Düzey Diyalog Girişimi ise atık sektöründen kaynaklanan metan salımının azaltılması için ülkeleri ortak bir çalışma zeminde buluşturmayı hedefliyor.
COP31 Başkanlığının sıfır atık eylem gündeminde, 2035 yılına kadar dünya genelinde belediye atıklarının öngörülen artışını yarıya indirme hedefi de bulunuyor.
Türkiye'nin Sıfır Atık tecrübesi dünya gündemine taşınacak
Türkiye'de 2017 yılında Emine Erdoğan'ın himayesinde başlatılan Sıfır Atık Hareketi, COP31 kapsamında uluslararası ölçekte tanıtılacak.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının paylaştığı verilere göre, proje başlangıcından 2025 yılı sonuna kadar toplam 90 milyon ton geri kazanılabilir atık ekonomiye kazandırıldı. Bu çalışmaların ülke ekonomisine katkısı 365 milyar liraya ulaştı.
Geri kazanım oranı 2017'de yüzde 13 seviyesindeyken 2025 yılında yüzde 37,53'e yükseldi. Türkiye'nin hedefi, bu oranı 2035 yılında yüzde 60'a çıkarmak.
COP31 yalnızca müzakere değil, uygulama zirvesi olacak
COP31'in temel yaklaşımının iklim taahhütlerini somut projelere ve yatırımlara dönüştürmek olduğunu belirten Halil Hasar, bu kapsamda İklim Uygulama Köprüsü (BRIDGE) platformunun da devreye alınacağını bildirdi.
Platform aracılığıyla ülkelerin ulusal iklim planlarında yer alan öncelikli projelerin teknik ve finansal ortaklarla buluşturulması hedefleniyor. Böylece iklim projelerinin finansmana erişiminde yaşanan güçlüklerin azaltılması amaçlanıyor.
Türkiye, Antalya'da düzenlenecek COP31 ile sıfır atık, döngüsel ekonomi ve metan emisyonlarının azaltılması başlıklarında uluslararası iş birliğini güçlendirmeyi ve çevre alanındaki uygulama tecrübesini küresel gündeme taşımayı hedefliyor.
Türkiye Bülteni — Habersizseniz Haberiniz Olsun