Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, küresel ticaret ve enerji güzergâhlarının güvenliğinin artık stratejik bir zorunluluk haline geldiğini belirterek Türkiye’nin bölgesel sorunların çözümünde diplomasiye ve bölgesel sahipliğe öncelik verdiğini söyledi.
İstanbul’da düzenlenen TRT World Forum 2026'da konuşan Fidan, deniz yolları, enerji hatları, ticaret koridorları ve küresel tedarik zincirlerinin karşı karşıya olduğu risklere dikkat çekti.
Türkiye’nin yalnızca coğrafi konumuyla değil, diplomatik girişimleri ve altyapı projeleriyle de bölgesel bağlantısallığa katkı sunmayı hedeflediğini vurgulayan Fidan, “Rotalar korunmalıdır. Çatışmalar kısıtlanmalıdır. Politik anlaşmazlıklar global ekonomileri sürdüren sistemleri paralize etmemelidir” dedi.
“Türkiye stratejik sorumluluğunun farkında”
Türkiye’nin coğrafi konumunu yalnızca kıtalar arasında bir köprü olarak değerlendirmediğini belirten Fidan, ülkenin daha güvenli, bağlantılı ve refah içinde bir bölgenin oluşmasında sorumluluk üstlendiğini ifade etti.
Küresel ticaretin ve enerji taşımacılığının belirli güzergâhlara bağımlı olmasının ciddi riskler doğurduğunu kaydeden Fidan, tek bir geçiş noktasında yaşanacak aksamanın binlerce kilometre uzaktaki ekonomileri dahi etkileyebileceğine işaret etti.
Bakan Fidan, ülkelerin temel pazarlara, kaynaklara ve ulaşım güzergâhlarına erişimlerini güvence altına alması gerektiğini belirterek bağlantısallığın azaltılması yerine çeşitlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Orta Koridor ve Körfez-Avrupa hattı öne çıktı
Türkiye’nin bağlantısallık vizyonunda Orta Koridor’un önemli bir yere sahip olduğunu belirten Fidan, Güney Kafkasya üzerinden Türkiye’ye uzanan güzergâhın ticaret ve taşımacılık açısından stratejik önem taşıdığını dile getirdi.
Fidan ayrıca Körfez bölgesini Irak ve Türkiye üzerinden Avrupa’ya bağlayacak alternatif güzergâhın da önemli projeler arasında bulunduğunu kaydetti.
Bu projelerin yalnızca ulaşım ve altyapı yatırımlarından ibaret olmadığını vurgulayan Fidan, enerji kaynaklarının ve ticaret rotalarının çeşitlendirilmesinin ekonomik bağımsızlığı güçlendireceğini ifade etti.
Karadeniz'deki diplomasi örneğini hatırlattı
Türkiye’nin Karadeniz’de yürüttüğü diplomatik girişimlerin, gıda sevkiyatlarının korunması ve bölgesel gerilimin yönetilmesi açısından önem taşıdığını belirten Fidan, en zor koşullarda dahi diplomatik temaslarla sonuç alınabileceğini söyledi.
Bölgesel sorunların çözümünde dışarıdan dayatılan modeller yerine bölge ülkelerinin etkin katılımının önemine dikkat çeken Fidan, Türkiye’nin sürdürülebilir diplomasi ve bölgesel sahiplik yaklaşımını savunduğunu kaydetti.
Mekke Savunma İttifakı'na dikkat çekti
Konuşmasında bölgesel güvenlik iş birliğine de değinen Fidan, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ı bir araya getiren Mekke Savunma İttifakı'nın kolektif savunma bakımından önemine işaret etti.
Fidan, küresel liderliğin tek bir merkezde toplanmasının zorunlu olmadığını, ülkelerin ortak sorumluluk üstlenerek kolektif çözümler geliştirebileceğini belirtti.
Türkiye'nin hedefinin kolektif güvenlik, ortak refah ve kalıcı barış için uluslararası bağlantısallığı güçlendirmek olduğunu vurgulayan Fidan, bu vizyonu paylaşan ülkelerle çalışmaya hazır olduklarını ifade etti.
Türkiye Bülteni — Habersizseniz Haberiniz Olsun