COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, çeşitli temaslarda bulunmak üzere geldiği Trabzon'da dünyanın farklı ülkelerinden basın mensuplarıyla bir araya geldi.
"Mavi Diyalog" temalı toplantıda konuşan Kurum, basının toplumlar arasında bilgi paylaşımını sağlayan önemli bir köprü olduğunu belirterek, iklim krizi konusunda medya kuruluşlarına büyük sorumluluk düştüğünü ifade etti.
COP31 için uygulama odaklı yaklaşım
Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı'na zorlu küresel koşullar altında hazırlandıklarını belirten Kurum, jeopolitik gerilimler, enerji güvenliği, ekonomik sorunlar ve tedarik zincirlerindeki kırılganlıkların ülkelerin gündemini etkilediğini söyledi.
İklim değişikliğinin etkilerinin de günlük yaşamda daha fazla hissedildiğine dikkat çeken Kurum; aşırı sıcaklıklar, kuraklık, seller, yangınlar, su stresi ve gıda güvenliği gibi başlıkların giderek daha önemli hale geldiğini belirtti.
Kurum, Antalya'da gerçekleştirilecek COP31 kapsamında hedeflerin somut projelere, projelerin yatırımlara ve yatırımların da vatandaşların hayatına doğrudan katkı sağlayan sonuçlara dönüştürülmesini amaçladıklarını kaydetti.
Bu kapsamda kıyı dirençliliği, mavi karbon, deniz kirliliği ve ekosistem restorasyonu alanlarında yatırıma hazır projeler geliştirileceğini belirten Kurum, ülkeler ve finans kuruluşlarını bir araya getirecek mekanizmalar üzerinde çalışacaklarını söyledi.
Denizlerde risk oluşmadan müdahale hedefi
Bakan Kurum, bilimsel verilerin daha etkin paylaşılması amacıyla bir "mavi veri ağı" oluşturulmasının hedeflendiğini de açıkladı.
Deniz sıcaklığı, kirlilik, kıyı erozyonu ve biyolojik çeşitlilik gibi kritik verilerin daha hızlı paylaşılmasıyla sorunlar büyüdükten sonra müdahale etmek yerine risklerin önceden tespit edilmesinin amaçlandığını belirten Kurum, önemli bir uygulamayı şöyle açıkladı:
Kara kaynaklı atıkların denizlere ulaşmasını önlemek için kıyıdan denize Sıfır Atık uygulamalarının yaygınlaştırılması planlanıyor.
Kurum ayrıca deniz çayırları, deltalar, sulak alanlar ve hassas kıyı ekosistemlerinin korunması için restorasyon çalışmalarının destekleneceğini bildirdi.
Fethiye Körfezi'nde 16 milyon metreküp dip çamuru temizlenecek
Denizlerdeki kirliliğin kaynağında çözülmesine yönelik çalışmalar hakkında da bilgi veren Kurum, Marmara Denizi'nde müsilajın ardından özellikle atık su altyapısına yönelik yatırımların hızlandırıldığını söyledi.
Atık su altyapısının dönüştürülmesi amacıyla Dünya Bankası ile yaklaşık 400 milyon avroluk finansman sağlandığını belirten Kurum, kıyı illerindeki atık su arıtma tesislerinin kapasite ve teknolojilerinin geliştirildiğini ifade etti.
Fethiye-Göcek bölgesinde deniz çayırlarının korunması amacıyla mapa-şamandıra sisteminin uygulandığını belirten Kurum, denizcilik faaliyetlerinin dijital teknolojiyle yönetilmesine yönelik çalışmaların da sürdüğünü kaydetti.
Kurum, Fethiye Körfezi'nde iki dip tarama gemisiyle yaklaşık 600 hektarlık alanda çalışma yürütüleceğini ve üç yıl içerisinde 16 milyon metreküp dip çamurunun körfezden çıkarılmasının hedeflendiğini açıkladı.
İzmit Körfezi'nde de benzer çalışmalar yürütüldüğünü belirten Kurum, Marmara Denizi'nin yeniden eski sağlıklı görünümüne kavuşmasını hedeflediklerini söyledi.
Eğirdir, Beyşehir, Salda, Mogan ve Meke göllerinde de her bölgenin kendine özgü ekolojik şartlarına uygun çözümler geliştirildiğini aktaran Kurum, deniz ve su ekosistemlerinin korunmasına yönelik çalışmaların sürdürüleceğini ifade etti.
Kurum, okyanusların koruma altındaki oranının 2030 hedeflerinin gerisinde bulunduğuna dikkat çekerek, COP31'de hedeflerin somut projelere ve sonuçlara dönüştürülmesi için ülkeler arasında iş birliğinin güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Denizlerin geleceğinin kıyıların, kıyıların geleceğinin ise insanlığın geleceğiyle doğrudan bağlantılı olduğunu belirten Kurum, ortak hareket edilmesi çağrısında bulundu.
Habersizseniz haberiniz olsun.