Borsa İstanbul’daki fon soruşturmasının siyasi yansımaları gündemdeki yerini koruyor. Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, bazı anket sonuçlarına dayanarak fon krizinin AK Parti’nin oy oranında 3–3,5 puanlık gerilemeyle ilişkilendirildiğini öne sürdü. Selvi, seçmenlerin denetim mekanizmalarının işleyişi ve sorumluların hesap vermesi konusundaki beklentilerine de dikkat çekti.
Fon soruşturmasının siyasi etkisi tartışılıyor
Borsa İstanbul’da bazı hisse senetleri ve yatırım fonları üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen piyasa manipülasyonlarına ilişkin soruşturma, ekonomik boyutunun yanı sıra siyasi etkileriyle de tartışılıyor.
Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi, 16 Ekim 2026 tarihli değerlendirmesinde fon krizinin kamuoyu araştırmalarına yansımasını ele aldı. Selvi, aktardığı anket sonuçlarına göre AK Parti’nin oy oranında 3 ila 3,5 puanlık gerileme görüldüğünü ileri sürdü. Ancak paylaşılan değerlendirmede bu değişimin hangi araştırma dönemleri ve örneklemler karşılaştırılarak hesaplandığına ilişkin ayrıntılı metodoloji yer almıyor.
Seçmenin önceliği denetim ve hesap verebilirlik
Selvi’nin aktardığı ASAL Araştırma verilerinde, katılımcılara Türkiye’nin en önemli sorununun ne olduğu sorulduğunda fon krizinin yüzde 16,5 ile ikinci sırada yer aldığı belirtiliyor.
Yazıda ayrıca fon krizinden kimlerin sorumlu tutulduğuna ilişkin sonuçlara yer veriliyor. Buna göre katılımcıların yüzde 45,6’sı denetim ve gözetim yapması gereken kuruluşları, yüzde 24,7’si ekonomi yönetimini, yüzde 19,9’u ise yüksek getiri amacıyla risk alan yatırımcıları sorumlu görüyor.
Bu oranlar Selvi’nin aktardığı araştırma sonuçlarıdır. Araştırmanın ilgili soru ve örneklem ayrıntıları bağımsız olarak doğrulanmadan sonuçları bütün seçmenlerin görüşü şeklinde değerlendirmek doğru olmayacaktır.
Erdoğan’a yönelik destek konusunda Selvi’nin yorumu
Selvi, fon krizinin AK Parti oylarına etkisi olduğunu savunurken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a verilen destekte aynı ölçüde bir gerileme bulunmadığını öne sürdü. Bu değerlendirmeyi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın soruşturma sürecine yaklaşımına bağladı.
Söz konusu ifadeler, Selvi’nin anketlerden hareketle yaptığı siyasi yorum niteliği taşıyor. Cumhurbaşkanı’na verilen desteğin değişmediği yönündeki değerlendirme de araştırmanın kapsamı ve karşılaştırmalı sonuçları görülmeden kesinleşmiş bir bulgu olarak sunulmamalıdır.
Soruşturmanın seyri ve denetim mekanizmaları
Fon soruşturmasıyla ilgili tartışmalarda, piyasaların denetlenmesi, risklerin zamanında tespit edilmesi ve yatırımcıların korunması başlıkları öne çıkıyor. Selvi, yazısında fonlardaki yoğunlaşmaya ve denetim süreçlerinin zamanlamasına ilişkin sorular yöneltti.
Soruşturmanın hukuki sonuçları, yetkili makamların incelemeleri ve yargı süreciyle netleşecek. Şüphelilere yönelik iddialar kesinleşmiş yargı kararı bulunmadıkça suçluluk hükmü olarak değerlendirilemez.
Fon dosyasının siyasi etkisine ilişkin tartışmalar sürerken, kamuoyunun beklentileri açısından şeffaf denetim, adil soruşturma ve sorumluluğun somut delillerle belirlenmesi önem taşıyor.
Türkiye Bülteni — Habersizseniz Haberiniz Olsun